Boşanmada Kusur Oranları Nasıl Belirlenir?
Boşanma davalarında en çok merak edilen konulardan biri, hangi eşin ne kadar kusurlu sayılacağı ve bu kusur oranlarının nafaka, tazminat ve velayet üzerinde nasıl etkiler doğurduğudur.
Özellikle Akhisar boşanma avukatı arayışı içinde olan birçok kişi, “Ben mi daha kusurluyum, yoksa eşim mi?” sorusunun cevabını merak etmektedir.
Bu yazıda, Yargıtay’ın güncel içtihatları ışığında, boşanmada kusur oranları nasıl belirlenir? sorusunu hem hukuki hem de pratik açıdan ele alacağız.
1. Kusur Değerlendirmesinin Hukuki Dayanağı
Boşanma hukukunda kusur değerlendirmesi, başta Türk Medeni Kanunu olmak üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde yapılır.
-
TMK m. 166/1: Evlilik birliğinin, eşlerin ortak hayatı sürdürmelerinin kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olması gerekir.
-
Eşlerin sadakat, birlikte yaşama, karşılıklı destek, saygı ve şiddetten uzak durma gibi temel yükümlülüklerine aykırı davranışları “kusur” olarak değerlendirilir.
-
HMK m. 190 gereğince, iddiasını ispat yükü iddia edene aittir. Bu sebeple kusur iddiası ne kadar ağır ise, aranan ispat düzeyi de o kadar yüksek olmaktadır.
Manisa ve Akhisar’da boşanma süreciyle karşı karşıya kalan kişiler için kusur oranlarının doğru tespit edilmesi, doğrudan maddi ve manevi sonuçlar doğurduğundan büyük önem taşımaktadır.
2. Kusur Türleri ve Ağırlık Dereceleri
Yargıtay uygulamasında kusur, genel olarak ağır, orta ve hafif kusur şeklinde değerlendirilir.
Kusurun ağırlığı arttıkça, tazminat ve nafaka bakımından sorumluluk da artmaktadır.
2.1. Ağır Kusur
Evliliği tek başına sona erdirebilecek nitelikteki davranışlar ağır kusur olarak kabul edilir.
Örneğin:
-
Zina (aldatma)
-
Fiziksel şiddet, tehdit, silah gösterme
-
Sürekli ve ağır hakaret, aşağılayıcı sözler
-
Eşin veya çocukların ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınma, ekonomik şiddet
-
Uyuşturucu madde kullanımı ve tedaviyi reddetme
-
Evi habersiz terk etme ve ortak hayata dönmeyi reddetme
Bu gibi davranışlar, Yargıtay’ın 2025 yılına yansıyan kararlarında da ağır kusur olarak nitelendirilmekte; bu durumda ağır kusurlu eşin maddi ve manevi tazminat ödemesine, çoğu durumda da yoksulluk nafakası alamamasına karar verilmektedir.
2.2. Orta Kusur
Evliliği ciddi şekilde zedeleyen, ancak tek başına boşanma sebebi sayılmayabilen davranışlar orta kusur olarak değerlendirilir.
Örneğin:
-
Aşırı kıskançlık ve sürekli tartışma çıkarma
-
Sık sık eve geç gelme
-
Aile büyükleri ile sorunları büyütme
-
Eşin özel hayatına gereksiz müdahaleler
Bu tür davranışlar, kusur dengesini etkiler, tazminatın miktarını artırıp azaltabilir; ancak her durumda ağır kusur seviyesinde sonuç doğurmayabilir.
2.3. Hafif Kusur
Tek başına boşanma sebebi olmayacak nitelikteki davranışlar hafif kusur olarak kabul edilir.
Örneğin:
-
Zaman zaman ilgisizlik
-
Tartışma esnasında kontrolsüz, ancak süreklilik arz etmeyen tepkiler
-
Günlük stres kaynaklı gerginlikler
Hafif kusur çoğu zaman tazminat sorumluluğu doğurmaz, ancak kusur oranları karşılaştırılırken yargılamada dikkate alınır.
3. Yargıtay İçtihatlarına Göre Kusur Oranını Belirleyen Temel Ölçütler
Kusur oranı belirlenirken sadece “kimin ne dediği” değil, davranışın evlilik üzerindeki etkisi ve delillerle ispatı dikkate alınır.
3.1. Davranışın Evliliğe Etkisi
Mahkemeler şu soruya odaklanır:
Bu davranış, evliliği çekilmez hale getirmiş midir?
Eğer bir davranış, evlilik birliğini objektif olarak sarsacak düzeyde ise, kusur oranı buna göre yükselir.
3.2. Davranışın Sürekliliği
Yargıtay uygulamasında süreklilik önemlidir.
-
Bir defaya mahsus, ani tepki niteliğindeki bir davranış ile
-
Sürekli, ısrarlı ve aynı nitelikte tekrarlanan davranışlar aynı şekilde değerlendirilmez.
Süreklilik gösteren kusurlu davranışlar, ağır kusura yaklaşır ve sonuçları daha ağır olur.
3.3. Zamanlama (Kronoloji Analizi)
Kusur oranı belirlenirken, olayların hangi sırayla gerçekleştiği de önemlidir.
Yargıtay 2025 yaklaşımında şu ilke öne çıkmaktadır:
Kusur, çoğu durumda “karşılık verene” değil, “başlatana” yazılmaktadır.
Yani eşlerden biri ciddi bir kusurlu davranışı başlatmış, diğeri de buna tepki göstermişse; çoğu zaman asıl ağır kusur ilk davranışı gerçekleştiren eşe yüklenmektedir.
3.4. Delillerin Gücü
Kusur iddiası ne kadar ciddi ise, aranan delil de o kadar güçlü olmalıdır. Mahkemeler ve Yargıtay;
gibi delilleri birlikte değerlendirir.
Bu çerçevede, Akhisar ve Manisa bölgesinde boşanma davası açmayı düşünen tarafların, delil toplama aşamasını hafife almamaları ve süreci bir boşanma avukatı ile birlikte yürütmeleri büyük önem taşımaktadır.
4. Kusur Oranının Nafaka ve Tazminata Etkisi
4.1. Ağır Kusurlu Eşin Durumu
-
Çoğu durumda manevi tazminat ve şartları varsa maddi tazminat ödemekle yükümlü olur.
-
Kural olarak ağır kusurlu eş, yoksulluk nafakası talep edemez.
-
Kusur, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde de mahkemenin takdirini etkiler.
4.2. Eşit Kusur Hali
Eşlerin boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğu durumlarda:
-
Taraflar birbirlerinden manevi tazminat talep edemeyebilir.
-
Ancak yoksulluk nafakası, kusurdan bağımsız olarak, yoksulluğa düşecek taraf lehine yine de bağlanabilir.
4.3. Kusursuz veya Daha Az Kusurlu Eş
Eğer eşlerden biri kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu ise:
-
Maddi ve manevi tazminat talep etme imkânı vardır.
-
Velayet ve kişisel ilişki değerlendirmesinde bu durum lehine sonuç doğurabilir.
-
Yoksulluk nafakası talebi de daha güçlü bir zemine oturur.
5. 2025 Yargıtay Eğilimleri: Kusur Değerlendirmesinde Öne Çıkan Noktalar
Son yıllarda Yargıtay kararlarında özellikle şu eğilimler göze çarpmaktadır:
-
Zina ve aldatma iddialarında “kuvvetli şüphe” değil, daha somut deliller aranmaktadır.
-
Psikolojik şiddet (sürekli aşağılama, hakaret, küçük düşürme, sosyal izolasyon) giderek daha fazla ağır kusur kapsamında değerlendirilmektedir.
-
Ekonomik şiddet (eve bakmamak, gelirini gizlemek, eşe para vermemek) bağımsız bir kusur alanı olarak öne çıkmaktadır.
-
HTS ve dijital iletişim kayıtları, ilişkinin niteliğini ortaya koyan önemli deliller olarak kabul edilmektedir.
Sonuç: Kusur Oranı Profesyonelce Değerlendirilmelidir
Boşanmada kusur oranı;
-
Sadece kimin daha çok bağırdığına,
-
Kimin daha çok şikâyetçi olduğuna,
-
Kimin aile içinde “daha iyi göründüğüne” göre değil;
somut olay, deliller ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde teknik olarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle, Manisa ve Akhisar’da boşanma süreciyle karşı karşıya olan kişilerin, kusur, nafaka, tazminat ve velayet gibi son derece hassas konularda profesyonel hukuki destek alması büyük önem taşımaktadır.
Akhisar ve Manisa’da Boşanma Avukatı Desteği
Boşanma sürecinde;
-
Kusur oranınızın doğru tespiti,
-
Delillerin doğru toplanması ve sunulması,
-
Nafaka, tazminat, velayet ve mal paylaşımı taleplerinizin hukuken sağlam zemine oturtulması
için bir avukatla çalışmak, çoğu zaman davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Eğer siz de Akhisar’da boşanma avukatı veya Manisa’da boşanma hukuku konusunda deneyimli bir avukat arayışındaysanız, profesyonel destek alarak hak kaybı riskini en aza indirebilirsiniz.